3/11/2009 · Kategori: DirilisHaber Ozel

Kurban Kampanyası 2009


Kurban Kampanyası 2009



Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah’ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.”
Hac 28
Birçok İslam ülkesi , Afganistan’a yardım etmeyi neredeyse unuturken, Türkiye halkının ve duyarlı müslüman kardeşlerimizin yardımları sınırlı da olsa mücahit ve şehit ailelerine ulaştrılıyor. Elif Medya Enformasyon Grubu olarak zor koşullara rağmen Afganistan’daki mağdur müslüman kardeşlerimize desteğini sürdürüyor. Bu yılda bir önçeki yıllar gibi Kurbanlarını mücahit ve şehit ailelerine bağışlamak isteyen duyarlı müslümanlar aşağıda belirtilen mail adresi ile bizimle bağlantıya gecebilirler.

Kurban bedeli 130 $ olarak belirlenmiştir

elifmedya@hotmail.com

Not: Kurban bağışları kesimden sonra medya ofisimiz tarafından video olarak sunulacaktır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

30/10/2009 · Kategori: DirilisHaber Ozel

Şehadet Yolcusu (Diriliş zamanı.com sunar)




001 Dua



02 İbrahim


03 Arkadaş



05 Cihad ehli




06 şehadet yolcusunun şehid oluşu



07 Dava




08 Şehadetimsin


Hepsi tek linkte;

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

28/10/2009 · Kategori: DirilisHaber Ozel

Tevbe Suresi 60.Ayetine Binaen Hazırlanmıştır

Tevbe Suresi 60.Ayetine Binaen Hazırlanmıştır

Takdim…..
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla ..

Hamd bizleri Diniyle müjdeleyen Alemlerin Rabbinedir.Salat O’nun güzide elçisine selam bu dini bizlere öğreten Peygamber varislerine olsun.

Diriliszamani.com olarak daha önce yazmış olduğumuz yazılarda gördüğümüz kadarıyla,yazılarımızdan istifade eden.Kardeşlerimizin sayısının çokluğu bizleri sevindirdiği gibi bizleri daha azimle araştırmaya sevk ediyor.

Değerli Kardeşlerimiz için ; Ramazan ayı münasebetiyle Bu yazımız için “Zekat “konusunu ele alma ihtiyacı duyduk….

Gayret Bizden ; Tevfik Allah’tandır

Zekat ;Lügatte : “Bereket, artmak ve temizlenmek” manasında kullanılır.Zekatın tanımı fıkıh kitaplarında ( El-Fıkhı’l İslami adlı eserde) şöyle geçer

Şafiilerde :Zekat,Hususi bir şekilde mal yahut bedenden ( sadaka-i Fitir gibi) çıkarılan şeyin ismidir.

Hanbelilere göre zekatın tarifi şöyledir;

Belirli bir vakitte ,belirli bir maldan,belirli kimselere verilmesi farz olan bir haktır.

Hanefi Fıkhına ait “Fetava-i Hindiye” adlı eserde zekat şöyle tarif edilmiştir;

Haşimi olmayan Müslüman fakire,belli bir malın temlik edilmesi ve mülk eden kişinin de menfaatinin tamamen kesilmesidir.

Malikilerde ise aynı ibareler geçmektedir.

Zekatın hem lügat hem de Fıkıh tanımlarını öğrendikten sonra ;”Kimlere verilir ?”Sorusuna cevap bulalım

“Sadakalar (zekât gelirleri) sadece yoksullara, düşkünlere, zekât toplamakla görevli memurlara, kalpleri islâma ısındırılmak istenenlere, sözleşmeli kölelere, borçlulara, Kur’an-ı ve Ahkamı İslamiyyeyi hakim kılmak için cihad eden asakirin-i ve yarı yolda kalanlara verilir. Bu paylaştırma sırası Allah tarafından belirlenmiştir. Allah her şeyi bilir ve her yaptığı yerindedir.”(tevbe 60 )


Ayeti celilede buyurduğu gibi zekat bu sekiz sınıfın hakkıdır.Bu sekiz sınıftan başka sınıflara verilmez.Zekat dünyada malın daimi için, ahirette Fazl-ı İlahi tecellisiyle en güzel mükafat vardır.

Dünyada malımızın daimi olması istiyorsak zekatımızı vermeliyiz.Bundan öte Emr-i İlahidir. Unutulması mümkün müdür?

Gelin zamane zekâtlarımızı kimlere veriyoruz, verdiğimiz mallar mükellefiyeti; kaldırıyor mu? Kaldırmasından ziyade varıldığı el için bize ceza varmıdır? Hepsini birlikte temaşe edelim ;

Bizler ( Müslümanlar ) Ayet-i Kübra’da belirtilen sekiz sınıf haricinde neredeyse herkese zekatımızı verir olmuşuz.Zekat yalnızca Müslümanlar arasında ( kardeşlik babında ) ki paylaşım iken şimdi Zekattan menfaat kokusu alan herkesin bir görevi olmuştur.Müslüman Zekatı uluslar arası arenada karşılıksız gelir olarak ilk sırada yer alır.Müslüman zekatı uluslar arası arenada da konuşuluyorsa…

Kardeşlerim zekatlarınız uluslar arası arenada konuşulmasının tek sebebi ;İçimizdeki batı maşalarının kurmuş oldukları dernekler vasıtasıyla Fakir ve Miskin kardeşlerimizin sömürülmesidir.
Ayette bahsedilen 8 sınıfı unutup ;Zekatları cemaatlere,vakıflara ve derneklere vererek istemeden de olsa Allah’ın Ayetine ters düşüyoruz .Sözde Sosyal Yardım Kuruluşlar ( Din sömüren Para makinalar )ı olan derneklerin hemen hemen hepsi UNESCO’ya bağlı bir kuruluştur.Hiç mümkün müdür ki ? Bir derneğin UNESCO onaylı olmadan faal göstermesi ?Elbette değildir.Kızılay’dan tutun ,Tarikatlarımıza (!) kadar hemen hepsi toplanan zekat mallarını UNESCO ve KIZILHAÇ’a teslim ediyor veya kendi çıkarları doğrultusunda harcıyor.Bu sözde yardım kuruluşlarının faaliyetleri bu kadar açıkken, Neden ısrarla bu terör örğütlerine zekatlar veriliyor ? Anlamış değilim …
Zavallı kardeşim…!!!Burnunun dibindeki Fakir ve Miskini gözetmeden başka kıtalarda ki kardeşlerine ulaşacağını düşünüyor (Dine Hezimet eden Türk okullarının eliyle yapılıyor ) Değil onlar, milyonlar şahit olsa bile saf bir Müslümanın zekatı başka kıtadaki kardeşlerine ulaşması mümkün değildir.Neden mi ?Tek kelimeyle UNESCO…..
Neden zekat döneminde UNESCO hatırlanırda ;Yüce Yaratıcının bahsettiği “Kur’an-ı ve Ahkamı İslamiyyeyi hakim kılmak için cihad eden asakirin-i” ( Tevbe /60 )
İslam ümmeti için mücadele veren mücahid ve muvahhid hatırlanmaz ! Onlar ki ;Kur’an-ı ve Ahkamını yüceltmek dışında başka bir amac taşımadan mücadele etmiyorlar mı ? Onlar ki sömürüye ,tecavüzlere, namusların yok oluşuna ve bu utanç tablosunun karşısında direnen yiğitler değil mi ? Asırlardan beri unutulan mücahidleri gelin bu ramazanda hep birlikte hatırlayalım. Zekat intifadasını yapalım ki silah tutan kolda kuvvet olalım biizinillah Selam ve Dua ile

                                                            Ebu  Enes
                                                            Ebu Derda El Kurdi

                                                           www.diriliszamani.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

28/10/2009 · Kategori: DirilisHaber Ozel

Cihad Ebedimidir ?

Cihad Ebedimidir ?



Forum sitelerinden birinde gezerken çok ilginç bir konuya rastladım konu başlığında “Cihad Ebedimidir”konuya yapılan yorumlardan anladım ki batı medyası adeta ümmeti uyuşmuş beyinleri karşıma çıkarmıştı..yorumların birinde şu ifadeler vardı ..”21.yy cihadımı olur kardeşim biz medeni çağda yaşıyoruz vahşi barbarların döktüğü kanların kaptıkları cihad mı olur ? Olsa olsa katliam olur.
.
Bende yazımı konun başlığını aynen alarak dilimin döndüğü kadar anlatmaya başlıyacağım inşallah..

Maddi cihadın ebediyeti yani kıyamete kadar devam etmesi, kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabittir.

Evet herkesçe malumdur ki: Kuran, ezelden gelip ebede gittiği için bütün ahkamı gibi maddi cihadın hükmü ezelden gelip ebede gidecektir.

Kuran’daki hükümler, herhangi bir ayetle veya hadisle nesh edilmemişse; o hükümlerin kıyamete kadar devam edeceği hususunda icma vardır. Allah yolunda kâfirlerle cihad etmek dahi pek çok ayat-i Kur’aniyye ve ehadıs-i Nebeviyye’de mevcut olan bir hükümdür bu hükmü nesheden bir ayet ve hadis mevcud değildir. Öyle ise, cihad hükmü muhkem olup kıyamete kadar devam edecektir.

Evet, ahkâm-ı İlahiye, zamanla mukayyed değildir. Ezelden gelmiş, ebede gidecektir. Mensub olmamak kaydıyla bütün ahkâm-ı ilahiyye’nin kıyamete kadar eder. Ahkâm-ı ilahiyye’den olan cihad hükmü dahi mensuh olmadığı için ezelden gelmiş, ebede gidecektir…

Cihadın ebedi oluşunun delillerinden

Birimcisi: Cihadın ebedi oluşunun kitaptan delili;

“Müşrikleri nerede bulursanız öldürünüz “ ( tevbe suresi 5 )

“O kâfirleri nerede bulursanız öldürün” ( bakara suresi 191 )

“Allah yolunda düşmanla savaşın ve bilin ki, Allah kemaliyle işiticidir ve bilicidir” ( bakara süresi 244 )

İkincisi: Cihadın ebedi oluşunun sünnetten delili;

1 )” şer’i cihad, kıyamete kadar devam edecektir” ( Nasbu’l-Gaye 3 / 337 )

2 ) “Hayır ( sevap ve ganimet ) kıyamet gününe kadar atların nasiyelerine bağlıdır” ( Sahih-i Buhari )

3 ) “Benim ümmetimin arasına kılıç konulduğu zaman kıyamete kadar onlardan kılıç kaldırılmaz” ( et-Tac 5 / 303 )

4 ) peygamberimiz ( sav ) buyurdu ki ; “İsa B. Meryem inmeyinceye kadar cihad kesilmez” ( Sünen-i Nesai 6 / 214 )

5 ) “Müşrikler ile mallarınız ve nefislerinizle mücadele ediniz” ( Ebu Davud)

6 ) Emriniz, fazıl veya facir her nasıl olursa olsun ( onun emri altında ) cihad etmeniz size farzdır. ( Ebu Davut, Cihad 2533)

Üçüncüsü: Cihadın ebedi oluşunun icma-i ümmetten delili;

Ulema-i İslam cihadın ezelden ebede kadar devam edeceği hussunda ittifak etmişlerdir.

A ) Hanefi Mezhebi

İmam Serahsi şöyle der:

“ Cihad farz olup, kıyamete kadar devam edecektir. Çünkü Resul-i Ekrem ( asm ) şöyle buyurmuştur.
“Allah, beni peygamber olarak gönderdiği zamandan beri cihad ümmetime farz kılınmıştır. Ta ümmetimin son kısmı Deccal ile savaşıncaya kadar bu cihadın farziyyeti devam edecektir ( Mebsut .2 /10 )

B ) Şafii Mezhebi

Muğniyu’l-Muntaç”adlı fıkıh kitabında Cihadın ebedi oluşunun oluşunu şöyle açıklıyor…

“Kafirleri nerede bulursanız öldürün ( bakara süresi 191 ) ayet-i kerimesiyle cihadı belli bir şart ve belli bir zaman ile takyid etmeden bütün zamanlarda kafirlerle cihad etmeyi Müslümanlara emrederek farz kıldı ( Muğniyu’l-Muntaç 4 / 276 )

C) Maliki Mezhebi

“Ed-Dusuki ala Şerhi’l Kebir” adlı eserde şöyle deniliyor:

“ Devlet idarecisi kâfirleri İslamiyyete davet etmek için her sene Müslümanlardan bir taifeyi teçhiz edip savaşa gönderir. Bu taife önce kâfirlerle İslamiyyete davet eder, kabul etmedikleri takdirde onlarla savaşın. Devlet tarafından her sene Kâbe’yi ziyaret ettirmek farzı kifaye olduğu gibi her sen kâfirlere karşı cihad ilan etmek defarzı kifayedir. ( Ed-Dusuki ala Şerhi’l Kebir 2 / 173 )

D ) Hanbelî Mezhebi

İbn Kuddame,el-Muğni” adlı eserinde şöyle buyurmaktadır:

“Devlet idarecisi, dışarıdan gelebilecek düşman taarruzuna karşı kaleleri şehri müdafaa etmek için bir taife askeri şehirde durduğu gibi; diğer bir taifeyi de her sene kâfirlere saldırmak için cihada gönderir. ( el-Muğni 12 / 494 )

Asrımızın âlimlerinden Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin cihadın ebedi oluşuyla ilgili şöyle buyuruyor:

“Dünyada rezalet bulundukça, faziletin ona karşı cihad etmesi zaruridi. Muhakkak cihad ebedidir

İbn-i Kesir’inEn-Nihaye Fil Fiteni vel Melahim” adlı eserinde şöyle buyurmaktadır:
“Dünyanın ömrü bir gün kalsa bile muhakkak Allah bizden( ehl-i beytimden) birisini(Mehdi’yi) gönderir. Onu hâkim kılarak zulümle dolmuş olan yeryüzünü adaletle doldurur.”

(En-Nihaye Fil Fiteni vel Melahim,İbn-i Kesir,c.1/s.23-1/23)

Yukardaki Hadis-i şerifi açıklamak gerekirse: Dünya’nın ömrü bir gün kalsa bile Allah cihadı ile nurunu tamamlayacaktır. Her ne kadar kâfir zulmünü yapsada ümmet hak yolda birleşip mazlumun ahını zalimde kar olarak bırakmayacaktır. Bu hadis cihadın ebedi olduğuna dair ümmeti sevindiren bir müjdedir.(biiznillah)

Numune olarak alıntı yaptığımız eserlerden de anlaşıldığı gibi cihad kıyamete kadar devam edecektir. Bu, kitap, sünnet ve icma-ı ümmet ile sabittir.

Yazımızın başında da geçtiği gibi cihadı terörizmle eşdeğer tutan insanların sayısı çok fazla bu insanların beyinlerini genç yaşta uyuşturanlar Küfrü hoş görmeye başladı…İslam topraklarında yapılan katliamlara sessiz kaldıkları gibi katliamları yapan Kafirleri desteklemeye çalışıyorlar..”Haktan ayrılan kılıç ile doğrultulur.” sözüyle Ulema-i Su Alimlerimize bir kez da seslenmek istiyorum Allah’ın dinine ihanet etmeyin . Allah’ın merhameti çok olduğu gibi Kahr isminin tecellisi de pek şiddetlidir

                                                     Ebu Enes

                                 Hazırlayan ; Diriliszamani.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Blogcu ile yapıldı